1. Haberler
  2. Gündem
  3. AB Büyükelçisi Orav: Türkiye raporu birkaç hafta içinde çıkacak

AB Büyükelçisi Orav: Türkiye raporu birkaç hafta içinde çıkacak

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Türkiye'nin AB'ye aday ülke statüsünün Delegasyonun çalışmalarının çerçevesini belirlediğini belirtti. Orav, “Bir ülke Avrupa Birliği'ne katılmak istiyorsa AB değerlerine ve kurallarına saygı gösterilmeli” dedi. AB Büyükelçisi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve medya özgürlüğü dahil Türkiye'deki gelişmelerin yakından izlendiğini ve değerlendirmelerin birkaç hafta içinde yayımlanması beklenen Türkiye raporuna yansıyacağını söyledi.

AB Büyükelçisi Orav: Türkiye raporu birkaç hafta içinde çıkacak
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA) – Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsünün Delegasyonun çalışmalarının çerçevesini belirlediğini belirtti. Orav, “Bir ülke Avrupa Birliği’ne katılmak istiyorsa AB değerlerine ve kurallarına saygı gösterilmeli” dedi. AB Büyükelçisi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve medya özgürlüğü dahil Türkiye’deki gelişmelerin yakından izlendiğini ve değerlendirmelerin birkaç hafta içinde yayımlanması beklenen Türkiye raporuna yansıyacağını söyledi.

AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav, Ankara’daki AB Delegasyonu’nda gazetecilerle bir araya geldi. Orav, açılış konuşmasında AB-Türkiye ilişkilerinde iki tarafın birbirine ihtiyaç duyduğunu belirterek, ilişkilerin üç temel unsurunu “güvenlik, ticaret ve bağlantısallık” olarak sıraladı ve şöyle konuştu:

“Bunun birçok nedeni var ancak belki de en önemli üçü güvenlik, ticaret ve bağlantısallık. İlk olarak güvenlik. Dünya giderek daha karmaşık hale geliyor. Türkiye eşsiz bir konuma, eşsiz bir coğrafi konuma sahip. Hemen batısında istikrarlı ve güvenilir bir ortak olan Avrupa Birliği var. Kuzeydoğuda Ermenistan ile gerçek bir açılım var ancak kuzeyde savaş var, doğuda da savaş var.”

Ticari ilişkiler bağlamında Türkiye’nin jeopolitik açıdan avantajlı bir konuma sahip olduğunu ifade eden Büyükelçi Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme değindi. Orav, “Burada Ermenistan ile normalleşme sürecinden de söz etmek istiyorum. Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınır bir gün açıldığında bu hepimiz için büyük fırsatlar yaratacak. Her şeyden önce Ermenistan ve komşu ülkeleri için… Hepimiz için yeni yollar açacaktır” dedi.

Ticaret alanında Gümrük Birliği’ni “büyük bir başarı” olarak nitelendiren Orav, Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacminin geçen yıl 218 milyar euroya ulaştığını söyledi.

TÜRKİYE’YE İLİŞKİN AB ÜLKE RAPORU BİRKAÇ HAFTA İÇİNDE YAYIMLANACAK

Orav, Türkiye’de hukukun üstünlüğü, insan hakları ve medya özgürlüğü alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye aday bir ülke ve burada neler olduğunu çok yakından takip ediyoruz. Çünkü bir gün Avrupa Birliği’ne katılmak, tüm Kopenhag kriterlerinin karşılanması gerektiği anlamına geliyor. Dolayısıyla hukukun üstünlüğü, insan hakları, medya özgürlüğü ve diğer alanlarda neler olduğunu yakından takip ediyoruz. Bütün bunlarla ilgili her gün kamuoyuna açıklama yapmıyoruz. Ancak yaptığımız şey, bu bilgileri toplamak, analiz etmek ve olguları doğru tespit etmeye çalışmak. Ardından bu olgular ve değerlendirmeler yıllık ülke raporlarımızda yayımlanıyor. Bir sonraki raporun birkaç hafta içinde yayımlanması bekleniyor.”

“AB’NİN GENİŞLEME POLİTİKASI GERİ DÖNDÜ”

Türkiye’nin AB üyelik perspektifine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Orav, AB’nin genişleme politikasının Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşının başladığı 24 Şubat 2022’den bu yana yeniden gündeme geldiğini söyledi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bundan önce aday ülkeler arasında gerçekten Avrupa Birliği’ne katılabileceklerine inanan çok fazla ülke olduğunu düşünmüyorum. Bazı üye devletlerin de bunun mümkün olduğuna inandığını düşünmüyorum. Ancak genişleme politikası geri döndü… Türkiye söz konusu olduğunda, evet, müzakerelerimiz dondurulmuş durumda. Bakalım. Yine en iyisini ummamız gerekiyor. Ancak AB-Türkiye ilişkilerinin potansiyeli çok büyük, gerçekten çok büyük. Her iki taraftaki siyasetçilerin doğru kararları almasını umuyorum.”

GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN MODERNIZASYONU İÇİN RUSYA YAPTIRIMLARINA İŞARET ETTİ

Gümrük Birliği’nin modernizasyonuna geçilmeden önce atılması gereken adımlar bulunduğunu kaydeden Orav, ticari engeller ve Rusya’ya yönelik AB yaptırımlarında uyum konularına işaret etti:

“Gümrük Birliği, evet, başarılı oldu. Ancak elbette çok daha büyük bir başarı olabilirdi. Modernizasyon hakkında konuşuyoruz, siz konuşuyorsunuz, biz konuşuyoruz. Ancak ilerlemeden önce atılması gereken üç adım var. Bunlardan biri ticari engellerin kaldırılması. Şu anda altı ticari sorun var ve iyi haber şu ki Bakan Bolat Brüksel’deyken bunlardan biri kaldırıldı. Bu, bu yönde ilerlemenin mümkün olduğunu gösteriyor.

İkinci adım Rusya Federasyonu’na yönelik yaptırımlar. Türk hükümetiyle iyi bir iş birliğimiz var. Hâlâ yapılması gereken birkaç şey var ancak ilerleyebileceğimizi düşünüyorum. Bu yaptırımlar bizim açımızdan çok önemli.”

MADE IN EUROPE: “HİÇBİR ŞEY KESİNLEŞMİŞ DEĞİL”

AB’nin “Made in Europe” yaklaşımı, kamu alımları ve stratejik sektörlerde Avrupa’da üretilen ürünlere öncelik verilmesini öngörüyor. Türkiye’nin bu çerçevenin dışında bırakıldığı yönündeki yorumlara ilişkin bir soruyu yanıtlayan Orav, sürecin henüz tamamlanmadığını şu sözlerle ifade etti:

“Türkiye’nin Made in Europe’un dışında bırakıldığını söylediniz. Bu bilgiyi nereden aldığınızı bilmiyorum çünkü henüz hazır olan nihai bir hukuki düzenleme yok. Müzakereler hâlâ devam ediyor… Anlaşmanın ne zaman sonuçlanacağını gerçekten bilmiyorum. Belki bugün, belki ocakta, belki haziranda. Dolayısıyla henüz kesinleşmiş değil. Önemli olan, Türkiye’nin pozisyonunun (Brüksel’den) çok iyi duyuluyor olması. İnanın bana, Türkiye’deki siyasetçilerle yaptığım ilk görüşmeden bu yana, muhalefet tarafında da, iş dünyasında da Made in Europe konusu gündeme getiriliyor ve biz bunları Brüksel’deki meslektaşlarımıza iletiyoruz… Tekrar söylemek istediğim şu: Hiçbir şey kesinleşmiş değil.”

SAFE: “HİÇBİR ŞEY ÜYE ÜLKELERİN TÜRKİYE İLE ORTAK SAVUNMA PROJELERİ YÜRÜTMESİNİ ENGELLEMİYOR”

AB’nin savunma finansman mekanizması SAFE konusunda da değerlendirmelerde bulunan Orav, Türkiye’nin AB kredilerini doğrudan kullanamayacağını ancak üye ülkelerle ortak tedarik süreçlerine katılabileceğini belirtti. Orav şöyle konuştu:

“Türkiye’nin SAFE’in dışında bırakıldığı yönünde yine bir soru var. Türkiye ve diğer üçüncü ülkeler Avrupa Birliği kredilerini doğrudan alamaz. Ancak Avrupa Birliği üyesi ülkelerle birlikte ortak tedarike katılabilirler. Türkiye, bazı durumlarda yüzde 15’e, bazı durumlarda yüzde 35’e kadar bu kredilerden yararlanabilir.

Buradaki bir diğer önemli unsur, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin savunma bütçelerinin tamamının artıyor olması ve bunların önemli ölçüde artması. Bir üye devletin SAFE kredisini aldığını düşünün. Bütçesinde daha fazla parası olacak. Hiçbir şey bu üye devletlerin Türkiye ile ortak askeri projeler veya savunma projeleri yürütmesini engellemiyor. Gerçek şu ki Türkiye bu fırsatı oldukça aktif biçimde kullanıyor.”

LGBTİ+ HAKLARI VE MEDYA ÖZGÜRLÜĞÜ: “ZOR KONULAR KAPALI KAPILAR ARDINDA DA GÖRÜŞÜLÜYOR”

Türkiye’de LGBTİ+ aktivist ve sivil toplum örgütlerine yönelik operasyonlar ile insan hakları ve medya özgürlüğü alanındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Orav, Türkiye’nin AB’ye aday ülke statüsünün bu konulardaki gelişmelerin yakından izlenmesini gerektirdiğini belirtti.

“Türkiye, Avrupa Birliği’ne aday bir ülke. Bu da buradaki rolümüzü, AB delegasyonlarının veya AB büyükelçiliklerinin bulunduğu diğer birçok ülkeden farklı kılıyor. Elde ettiğimiz bilgileri topluyor, analiz ediyor ve değerlendiriyoruz. Bunları yıllık ülke raporumuza yansıtıyoruz. Kulağa sıkıcı gelebilir ancak bu rapor aslında Avrupa Birliği’nin ülkedeki durum ve ülkenin Avrupa Birliği’ne doğru ilerleme potansiyeli hakkında ne düşündüğünü gösteriyor. Buradaki temel etki aracımız bu. Çünkü bir ülke Avrupa Birliği’ne katılmak istiyorsa AB değerlerine ve AB kurallarına saygı gösterilmeli.”

AB’nin Türkiye’deki iç sorunları doğrudan çözen bir aktör olmadığını ancak tavsiyelerde bulunabileceğini belirten Orav, insan hakları ve medya özgürlüğü gibi konuların Türk makamlarıyla temaslarda da ele alındığına işaret ederek şunları söyledi:

“Avrupa Birliği ülkelerin iç meselelerini çözmüyor. Ancak tavsiyelerde bulunabilir, bunların çözümüne yardımcı olabiliriz. Bütün zor konuların kapalı kapılar ardında da görüşüldüğünden emin olun. Bu diplomatların görevidir.”

UKRAYNA SAVAŞI: “EN BÜYÜK GÜVENLİK TEHDİDİ”

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşını AB için “en büyük güvenlik tehdidi” olarak nitelendiren Orav, Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna arasındaki müzakerelerde oynadığı rolü takdir ettiklerini söyledi. Barışın “adil” ve kalıcı olması gerektiğini belirten Orav şöyle konuştu:

“Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlığı Avrupa Birliği için en büyük zorluk ve en büyük güvenlik tehdidi. Bunun Türkiye için de böyle olduğuna inanıyorum. Karadeniz’de seyrüsefer veya enerji fiyatları gibi konulara bakmanız yeterli. Türkiye’nin Rusya Federasyonu ve Ukrayna arasındaki müzakereler konusunda yaptıklarını büyük ölçüde takdir ediyoruz.

AB Büyükelçisi Orav: Türkiye raporu birkaç hafta içinde çıkacak
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.