1. Haberler
  2. Gündem
  3. Okul olaylarını araştıran komisyonda rapor mesaisi: Okul güvenliği raporuna girecek öneriler değerlendirildi

Okul olaylarını araştıran komisyonda rapor mesaisi: Okul güvenliği raporuna girecek öneriler değerlendirildi

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, hazırlayacağı rapora ilişkin önerileri değerlendirdi. Milletvekilleri, okul güvenliğinin güçlendirilmesi, kurumlar arası veri paylaşımı, erken uyarı sistemleri, dijital riskler, silahlanma ve CİMER uygulamasına yönelik düzenlemelerin raporda yer almasını istedi.

Okul olaylarını araştıran komisyonda rapor mesaisi: Okul güvenliği raporuna girecek öneriler değerlendirildi
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(TBMM) – TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, hazırlayacağı rapora ilişkin önerileri değerlendirdi. Milletvekilleri, okul güvenliğinin güçlendirilmesi, kurumlar arası veri paylaşımı, erken uyarı sistemleri, dijital riskler, silahlanma ve CİMER uygulamasına yönelik düzenlemelerin raporda yer almasını istedi.

TBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Komisyonun gündeminde, üyelerin hazırlanacak araştırma raporunda yer verilmesini önerdikleri hususların değerlendirilmesi yer aldı.

Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Yusuf Beyazıt, komisyonun Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan olayların tüm yönleriyle incelenmesi, benzer olayların tekrarının önlenmesi ve çocukların dijital ortamlarda karşı karşıya kaldığı risklere yönelik kalıcı çözüm önerileri geliştirilmesi amacıyla yoğun bir çalışma yürüttüğünü söyledi.

Komisyonun bugüne kadar eğitim kurumlarında yaşanan olayları, mevcut durumu, karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini çok yönlü ve bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını belirten Beyazıt, yapılan sunumlar ve paylaşımlar sayesinde komisyon çalışmalarına sağlam ve sonuç odaklı bir bilgi zemini oluşturduklarını ifade etti. Çalışmalar kapsamında ilgili bakanlıklar, akademisyenler, uzmanlar, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, dijital ve sosyal medya temsilcileri, dizi ve film yapımcıları, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa milletvekilleri ile öğrenciler, öğretmenler ve velileri dinlediklerini belirten Beyazıt, ayrıca yerinde incelemelerde bulunduklarını ve sahadan gelen görüş ve talepleri değerlendirdiklerini kaydetti.

BEYAZIT: UYGULANABİLİR ÖNERİLER İÇEREN BİR SONUCA ULAŞMAK İSTİYORUZ

Beyazıt, özellikle okul güvenliğinin güçlendirilmesi, kurumlar arası koordinasyonun artırılması, koruyucu ve önleyici tedbirlerin geliştirilmesi, güvenlik uygulamalarının etkinliğinin artırılması ile rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesine yönelik politika önerileri üzerinde kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını söyledi. Komisyon çalışmalarının sonucunda yalnızca yaşanan olayları değerlendiren bir rapor değil, geleceğe yön veren, uygulanabilir, çözüm odaklı ve kamu politikalarına ışık tutacak güçlü bir yol haritası ortaya koymayı hedeflediklerini ifade eden Beyazıt, “Farklı görüşlerimiz olsa da ortak hedefimiz aynıdır. Kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve sorumluluklarını güçlendiren, kurumlar arası iş birliğini geliştiren, okul güvenliğini daha etkin hale getiren ve benzer olayların tekrar yaşanmamasına katkı sunacak uygulanabilir öneriler içeren bir sonuca ulaşmak istiyoruz. Bu nedenle bugün komisyon üyelerimizin görüş ve önerileri bizler için ayrı bir önem taşımaktadır” dedi.

TANAL: OKULLAR, TOPLUMDAN VE ÇEVREDEN BAĞIMSIZ DEĞİL

YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ise okulda yaşanan şiddet olaylarının yalnızca disiplin, güvenlik ya da adli vaka olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, konunun hukuk, eğitim, psikoloji, sosyoloji, kriminoloji, çocuk gelişimi ve kamu yönetimi gibi birçok alanı ilgilendiren çok boyutlu bir toplumsal mesele olduğunu söyledi. Komisyon çalışmaları kapsamında yapılan sunumların okul şiddetinin tek bir nedene bağlanamayacağını ortaya koyduğunu ifade eden Tanal, “Şiddetin tek bir faili yoktur. Şiddetin tek bir mağduru da yoktur. Şiddetin tek bir çözümü de yoktur” dedi.

Okullarda yaşanan şiddetin toplumun bir yansıması olduğunu vurgulayan Tanal, “Okul toplumdan bağımsız değildir. Aileden de bağımsız değildir. Çevreden de bağımsız değildir. Çevre devletten de bağımsız değildir. Dolayısıyla okulda meydana gelen her şey aslında toplumun tamamına verilmiş olan bir alandır” diye konuştu.

Anayasa’nın 42’nci maddesinin eğitim hakkını güvence altına aldığını hatırlatan Tanal, eğitim hakkının yalnızca okula kayıt yaptırma hakkından ibaret olmadığını belirtti. Tanal, “Eğitim hakkı, güvenli okul hakkıdır, şiddetten uzak eğitim hakkıdır, korkmadan öğrenebilme hakkıdır, psikolojik güvenlik hakkıdır ve çocuğun kendisini değerli hissedebildiği eğitim ortamını oluşturma yükümlülüğüdür” ifadelerini kullandı. Okul güvenliğinin yalnızca Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğunda olmadığını dile getiren Tanal, bu konuda tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi. Tanal, “Bu rapor çocukların sesini taşımalı, velilerin endişesini gidermeli, güvenliği merkeze almalıdır. Hiçbir çocuk korkarak okula gitmemelidir. Öğretmenler can güvenliği korkusuyla ders anlatmamalıdır” dedi.

SUNAT: HAYATINI KAYBEDENLERE ŞEHİTLİK ÜNVANI VERİLMESİ RAPORA YANSITILSIN

İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat ise komisyonun kurulmasına neden olan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarında hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmeni anarak ailelerine başsağlığı, yaralılara ise geçmiş olsun dileklerini iletti. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’nın yanı sıra İstanbul, Mersin ve ülkenin farklı bölgelerinde yaşanan benzer olayların, çocukların güvenliğinin ertelenemeyecek bir kamu politikası meselesi olduğunu ortaya koyduğunu belirten Sunat, komisyonun tüm siyasi partilerin ortak kararı ve ortak hassasiyetiyle kurulduğunu söyledi.

Komisyon çalışmaları boyunca yapılan sunumların okul şiddetinin tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu bir mesele olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Sunat, aile yapısından kültürel yaşama, ekonomik durumdan yoksulluğa, ruh sağlığından eğitim politikalarına, okul ortamından medya içeriklerine kadar birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“UMARIM RAPOR TOZLU RAFLARDA KALMAZ”

Sunat, bundan sonraki aşamanın komisyon boyunca dile getirilen görüş ve önerilerin taslak rapora doğru ve eksiksiz şekilde yansıtılması olduğunu belirterek, “Komisyon boyunca ifade edilen görüşler ve tartışmalar raporda hakkaniyetli biçimde yer alırsa ortaya uzun yıllar referans alınabilecek nitelikte bir Meclis raporu çıkacağına inanıyorum. Bu gerçekleştiği takdirde muhalefet partilerinin şerhlerinin de yapıcı, çözüm odaklı ve raporu tamamlayıcı nitelikte olacağını düşünüyorum. Çünkü bu komisyonun amacı haklı çıkmak değil, çocuklarımızı koruyacak en doğru politikaları ortaya koymak olmalıdır” dedi.

Rapor hazırlanırken bazı hususların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sunat, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarında hayatını kaybedenler için özellikle Kahramanmaraş’ta yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmene şehitlik unvanı verilmesi gerektiğinin rapora yansıtılmasının vicdani bir borç olduğunu söyledi. Sunat, Okul güvenliğinde İYİ Parti olarak sorumluluk almaktan kaçmadık. Konuya ilişkin kanun teklifini sundum. Temennim, kanun teklifinin de dikkate alınarak güçlü bir katkı sunması. Umarım rapor tozlu raflarda kalmaz, çocukların hayatlarına dokunur” ifadesini kullandı.

HALICI: TÜRKİYE’YE ÖZEL ÖLÇÜLEBİLİR SONUÇLARI RAPORUN İÇİNE KOYMAMIZ LAZIM

YENİ Parti Isparta Milletvekili Hikmet Yalım Halıcı ise komisyonun, yaşanan acı olayların ardından benzer hadiselerin tekrar yaşanmaması için çözüm önerileri geliştirmek amacıyla önemli bir çalışma yürüttüğünü belirterek, hazırlanacak raporun yalnızca iyi niyet temennilerinden oluşmaması gerektiğini söyledi. Komisyon boyunca dinlenen kurumların büyük bölümünün farklı ifadelerle aynı soruna işaret ettiğini aktaran Halıcı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgeleri ile ilgili kurumlar arasında görev dağılımının kağıt üzerinde doğru göründüğünü ancak politika ile uygulama arasında ciddi bir boşluk bulunduğunun dile getirildiğini ifade etti.

Halıcı, “Politika metnini değil, Türkiye’ye özel ölçülebilir sonuçları bu raporun içine koymamız lazım” dedi. Raporda her öneri için sorumlu kurumun, mevzuat dayanağının, takvimin ve kadro etkisinin ortaya konulmasını isteyen Halıcı, çocuk güvenliğine ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Belediyeler Birliği arasında yıllardır çeşitli protokoller imzalanmasına rağmen uygulama ve izleme konusunda eksiklikler bulunduğunu söyledi. Bu nedenle rapora bir izleme mekanizmasının eklenmesini öneren Halıcı, ilgili bakanlıkların raporun kabulünden altı ve 12 ay sonra TBMM’ye yazılı ilerleme raporu sunması gerektiğini ifade etti.

ÖZTUNÇ’TAN BAKAN TEKİN’E TEPKİ: O ADAMDAN TÜRKİYE’YE FAYDA GELMEZ

CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç ise komisyonun verimli bir çalışma yürüttüğünü belirterek, komisyon başkanına, üyelere, uzmanlara ve bürokratlara katkılarından dolayı teşekkür etti. Konuşmasında Kahramanmaraş’ta okul saldırısında yaşamını yitiren çocukların aileleriyle yaşadığı bir olayı anlatan Öztunç, Cumhurbaşkanı’nın Milli Eğitim Bakanlığı organizasyonuyla ailelerle yaptığı görüşmeye Kahramanmaraş’ın sekiz milletvekilinden yalnızca yedisinin davet edildiğini, kendisinin ise davet edilmediğini söyledi. Kahramanmaraş’tan 110 bin oy alarak seçildiğini ve aynı zamanda araştırma komisyonunun üyesi olduğunu hatırlatan Öztunç, “Sayın Milli Eğitim Bakanı böyle bir çalışmada bile militanlık yapıyorsa, partizanlık yapıyorsa o adamdan Türkiye’ye hiçbir fayda gelmez. Milli Eğitime hiçbir fayda gelmez” dedi. Yaşamını yitiren çocukların ailelerinin kendisine, görüşmede kendisini de görmek istediklerini söylediklerini aktaran Öztunç, Milli Eğitim Bakanı’nı eleştirerek, “Milli Eğitim Bakanı yanlış yapmıştır. Kınıyorum” ifadelerini kullandı.

“RTÜK YASASI MUTLAKA YENİDEN DÜZENLENMELİ”

Silahlanma konusunun mutlaka ele alınması gerektiğini vurgulayan Öztunç, “Bu silah meselesini çözmemiz gerekiyor. Bir emniyet müdürünün, bir üst düzey bürokratın, siyasetçinin bu kadar silah sahibi olmaması gerekir. Bu bizim tarihi sorumluluğumuz. Silahlarla ilgili düzenleme komisyon raporumuzda yer almalı ve bununla ilgili bir kanun teklifi hazırlamalıyız” dedi. RTÜK mevzuatının da yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunan Öztunç, televizyon dizilerindeki şiddet ve ahlaki çöküntüye dikkat çekerek, “RTÜK Yasası mutlaka yeniden düzenlenmeli, silahla ilgili yeni müeyyideler getirilmeli” ifadelerini kullandı.

SALDIRIDA HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRENCİLERİN İSİMLERİ OKULLARA VERİLECEK Mİ? 

 

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in de katıldığı, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında yaşamını yitiren çocukların aileleriyle yapılan görüşmeye ilişkin komisyon üyelerini bilgilendirdi. Toplantıda, hayatını kaybeden öğrencilerin isimlerinin okullara verilmesi konusunun da gündeme geldiğini aktaran Karakoç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konunun hukuki boyutunun değerlendirilmesi talimatını verdiğini söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ise pedagoglarla yaptıkları değerlendirmeyi aktardığını belirten Karakoç, uzmanların, yaşamını yitiren öğrencilerin isimlerinin okullara verilmesinin aynı yaş grubundaki çocuklar üzerinde uzun vadeli pedagojik olumsuz etkiler oluşturabileceği yönünde görüş bildirdiğini ifade etti. Karakoç, Bakan Tekin’in, çocukların isimlerinin yaşatılmasını istediklerini ancak bunun okul isimleri yerine halk eğitim merkezi, öğretmenevi gibi farklı kurumlarda değerlendirilebileceğini dile getirdiğini aktararak, “Çocuklarımızın adını yaşatalım. Fakat okullara vererek mi yoksa daha farklı bir şekilde mi? Mesela halk eğitim merkezi olur, öğretmenevi olur. Biz pedagojik açıdan doğru bulmadık dedi” ifadelerini kullandı. Uzmanların bu konuda titizlikle çalıştığını belirten Karakoç, “Bu yavrularımızın hepsi bizim için kıymetli fakat diğer yavrularımızın psikolojisini korumak da bizim görevimiz. Bu anlamda uzmanlar titizlikle çalışıyorlar. Şehitliğin resmi olarak verilmesinin takipçisiyiz. Bu konu bizlere verilmiş bir emanet” şeklinde konuştu.

ARSLAN: CİMER’E DÜZENLEME GEREKİYOR

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan ise komisyon çalışmalarını henüz rapor haline getiremediğini, hazırladığı önerileri yazılı olarak da sunacağını belirtti. Okullarda rehberlik ve psikolojik danışman (PDR) sayısının yetersiz olduğuna dikkat çeken Arslan, mevcut PDR uzmanlarının da etkin ve fonksiyonel çalışamadığını belirtti. Kurumlar arasındaki veri paylaşımının güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, Sağlık Bakanlığı verilerine ulaşılamaması halinde rehberlik servislerinin psikiyatrik rahatsızlığı bulunan çocukları takip edemeyeceğini, aynı şekilde risk altındaki çocuklara ilişkin bilgilerin de gerekli gizlilik sağlanarak İçişleri Bakanlığı tarafından okullarla paylaşılması gerektiğini söyledi.

Okullarda düzenli ölçüm, merkezi analiz, sahaya geri bildirim ve etki analizine dayalı bütüncül bir sistem kurulmasını öneren Arslan, okul yönetimlerinin bu süreci sahiplenmesinin önemine işaret etti. Öğretmenlerin okula aidiyet duygusunun zayıfladığını savunan Arslan, bunda Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) yapılan şikayetlerin de etkili olduğunu söyledi.

CİMER’e yönelik düzenleme yapılması gerektiğini belirten Arslan, öğretmenler ve kamu görevlileri hakkında yapılan her başvurunun doğrudan işleme alınmasının çalışanlar üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu ifade etti. Arslan, “Burada CİMER’de bir süzgeç mekanizmasının kesinlikle işletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece Milli Eğitim Bakanlığı için değil, tüm kurumlar açısından önemli. Süzgeç mekanizması olmadan her şikayetin doğrudan memura veya öğretmene sorulması, işini düzgün yapan çalışanları ciddi anlamda deşarj ediyor. Bu konuda yapılandırmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” dedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ise ilkokuldan itibaren öğrencilerin yaşına uygun felsefe derslerinin eğitim müfredatına konulması önerisinde bulundu.

ÖZÇAĞDAŞ: ÇOCUĞUNUZ VARSA SİZİN DE ÖĞRENMENİZ GEREKEN BECERİLER VAR

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ise komisyon raporunun çocuk koruma sistemi, kurumlar arası koordinasyon, yerel yönetimlerin rolü ve dijital risklerle mücadele konusunda somut, uygulanabilir öneriler içermesi gerektiğini söyledi. Ailelere yönelik rehberlik ve eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Özçağdaş, “Bir çocuğu okula kaydettirmek yeterli değil. Eğer bir çocuğunuz varsa sizin de öğrenmeniz gereken, geliştirmeniz gereken ebeveynlik becerileri var. Dolayısıyla bu, eğitim sistemimizin yeni dönemde tanımlaması gereken en önemli unsurlardan biridir” dedi.

Ebeveyn eğitimlerinin yalnızca seminerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Özçağdaş, okullar, sağlık kuruluşları ve sosyal hizmetler arasında entegre ihbar ve takip sistemi kurulmasını, il ve ilçelerde çocuk koruma koordinasyon kurulları oluşturulmasını önerdi. Okul terkleri ve devamsızlıklarda yalnızca idari işlemlerle yetinilmemesi gerektiğini belirten Özçağdaş, “Okula devamsızlık ve okul terki vakalarında salt idari işlem yerine sosyal hizmet temelli müdahale protokolü uygulanmalıdır” diye konuştu.

“OKUL BAHÇELERİ, EĞİTİM SAATLERİ DIŞINDA DA ÇOCUKLARIN KULLANIMINA AÇILMALI”

Yerel yönetimlerin çocuklara yönelik güvenli yaşam alanları oluşturması gerektiğini söyleyen Özçağdaş, özellikle riskli bölgelerde çocukların ücretsiz yararlanabileceği spor, sanat ve kültür alanlarının yaygınlaştırılmasını istedi. Okul bahçelerinin eğitim saatleri dışında da açık tutulması gerektiğini belirten Özçağdaş, “Okul bahçeleri ve uygun okul mekanları eğitim saatleri dışında çocukların kullanımına açılmalıdır. Gün yüzü gören bu alanların akşamdan itibaren ve hafta sonları tamamen kapalı olması kamu kaynağının verimsiz kullanılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Dijital riskler konusunda da düzenleme çağrısı yapan Özçağdaş, denetimlerin şiddeti gösteren değil, şiddeti özendiren içeriklere odaklanması gerektiğini belirterek, “Şiddet içeren değil, şiddeti teşvik eden dijital oyunlar ve çocukların yükümlü olarak çevrim içi bulunduğu platformlar evrensel standartlarla denetlenmeli ve sınırlandırılmalıdır” dedi.

Televizyon yayınlarında şiddet ve silah kullanımını özendiren içeriklere karşı daha etkili denetim yapılmasını isteyen Özçağdaş, “Televizyon kanallarında ve yayın akışlarında şiddeti ve silah kullanımını özendiren içeriklerin denetimi sıkılaştırılmalı, caydırıcı yaptırımlar getirilmelidir” ifadelerini kullandı. Ailelerin dijital okuryazarlık becerilerinin artırılması gerektiğini de vurgulayan Özçağdaş, “Ailelerin, ebeveynlerin dijital okuryazarlık becerilerini güçlendiremezsek çocukların gerçekten dijital olarak ne kadar güvenli olduklarını anlamamız çok zor” dedi.

ALTIN’DAN ÇOCUKLAR İÇİN FELSEFE DERSİNE DESTEK

DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın ise okullardaki şiddetin toplumdaki artan şiddetten bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi. Altın, “Biz en başından beri bu süreci değerlendirirken, okullardaki artan şiddeti değerlendirirken bu şiddetin toplumda artan şiddetle bağını kurduk. Bu sebeple bu komisyona önerilebilecek en güçlü ifade toplumsal barıştır, demokratik bir toplumdur, demokratik Türkiye’dir ve aynı zamanda demokratik okul gerçeğidir” dedi. Kalıcı çözümün barış kültürünün güçlendirilmesinden geçtiğini savunan Altın, “Eğer barış kültürü sağlanabilirse, eğer demokratik bir yaşam sağlanabilirse ve bu okullara yansırsa, en kalıcı çözüm olarak biz ülkede de barışı, okulda da barışı vurgulamak isterim” ifadelerini kullandı.

Komisyonda gündeme gelen çocuklar için felsefe önerisini de destekleyen Altın, bu alanda eğitim aldığını belirterek, “Çocuklar için felsefe, yani Philosophy for Children (P4C), çok önemli bir araç. Mardin’de savaş travması yaşayan çocuklarla çalışırken bunu uygulamayı denedik ve gerçekten sonuç aldık. Yeni araçlara ihtiyacımız var. Çünkü değişen, dönüşen ve küreselleşen bir şiddet var; buna karşı bizim de barış araçlarını güçlendirmemiz gerekiyor” dedi. Öte yandan bireysel silahlanmaya ilişkin de konuşan Altın, “Hiçbir silah imgesi nasıl dizilerde olmaması gerekiyorsa, müfredat ile de yayılmaması gerekiyor. Silahları okula ‘yerli ve milli’ diye taşırsak, silah kültürünü beslemiş oluruz” ifadesini kullandı.

 

Okul olaylarını araştıran komisyonda rapor mesaisi: Okul güvenliği raporuna girecek öneriler değerlendirildi
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.